Soma faciası ve yansımaları | Cem'in Günlüğü
Yaşam

Soma faciası ve yansımaları

Yazan: Cem

Soma faciası ve yansımaları13 Mayıs günü saat 13:15 sıralarında, Manisa iline bağlı Soma ilçesinde bulunan maden ocağında yaşanan patlama sonucu, ülkemiz yasa büründü. Son açıklanan rakamlara göre 303 şehidimiz var. Allah rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun.

Acımız, kaybımız gerçekten çok büyük. Belkide dünyanın en zor mesleği. Yerin metrelerce, hatta bazen kilometrelerce altında, evine ekmek götürmek için çalışan 303 kişiyi ( Ki daha fazla kişide olabilir ) kaybettik. Keşke olmasaydı, keşke bu durumu hiç yaşamasaydık…

İçimden geçenleri yazsam, satırlara sığmaz emin olun. Fakat yinede içimdekileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

13 Mayıs gününe kadar, belkide hiçbirimiz madencilerin ne kadar zor şartlar altında, ne kadar tehlikeli bir iş yaptığını bilmiyorduk. Belki biliyorduk ama gündelik yaşama kendimizi kaptırdığımızdan dile getirmiyorduk. Zaten hep böyle değil midir ? Birşeyleri farketmemiz için illa büyük bir olayın, kazanın olması gerekiyor. Aslında o kadar trajik bir durum ki, ne desek boş.

Bu elim kazadan 15 gün önce, bir milletvekili, Soma’daki maden kazaları için bir önerge sunuyor. Fakat önerge reddediliyor. O önerge kabul edilseydi bu kaza olur muydu ? Sanırım bunu hiç bilemeyeceğiz. Fakat keşke kabul edilseydi diye insanın içinden geçmiyor değil.

Aslında dediğim gibi o kadar trajik bir konu ki bu, kaza ve sonrasında cereyan edenler daha da vahim. Tüm Türkiye, Soma’da şehit düşen madencilerimiz için üzüldü. Belki bir kısmı üzülmüş gibi davrandı. Hani derler ya ” Parayla imanın kimde olduğu belli olmaz ” diye. Böyle bir durum söz konusu. Facebook ve Twitter, hemen hemen Türkiye’deki her evde mevcut. Her evden en az bir kişinin bu platformlarda profili mevcut. Çoğumuz haberleri buralardan okuyoruz. Herkes suçu karşı kesime atıyor. Birileri sabotaj diyor, birileri denetleme yoktu diyor. Siyaset konuşmayı sevmem. Bu yüzden olayın siyasi yönüne girmeyeceğim.

Bu kaza bizlere acı bir ders oldu. İnşallah, bu kurumları işletenlere ve denetleyenlere de bir ders olmuştur. Çünkü insan hayatı bu kadar ucuz değil. Eğer hepimiz empati kurmayı becerebilirsek, eğer herkes vicdan sahibi olursa bu ve benzer acıları yaşamayacağımıza inancım tam.

Bu acı kazanın ardından, protesto yürüyüşleri düzenlendi. Bunda bir sorun yok. Fakat Soma’daki kazaya dikkat çekmek için yapılan bu gösteriler, her zaman ki gibi polisle vatandaşı karşı karşıya getirdi. Bunun tek bir nedeni var aslında. Bu gibi olayları fırsat bilen terör yandaşlarının, kendilerini halkın yanında göstererek cana ve mala zarar vermeye yönelik hareketleridir. Bunun yanında masum vatandaşları provake ederek, daha kalabalık bir kesimin polisle karşı karşıya gelmesine neden oluyorlar. Hiç kimse bana, yüzleri maskeli, ellerinde taşlar, molotoflar, havai fişekler bulunan kişilerin masum olduğunu söylemesin. Eğer gerçekten Soma’da şehit olan kardeşlerimize, abilerimize üzülüyorlarsa, bu tarz hareketlerde bulunmazlar. Ellerinde Türk bayraklarından başka bir bayrak olmaz. Çünkü acının rengi birdir.

Aslında sayacağım o kadar çok şey var ki. Şimdilik burada noktalamak istiyorum. Hepimizin başı sağolsun. Rabbim şehitlerimizin mekanlarını cennet eylesin. Geride kalanlara sabır versin…

Yazar hakkında

Cem

Günlük hayatta karşılaştıklarını kaleme almayı seven, araştırmacı ve az biraz bilgili biri.

Yorum yapın